Felsefe

Stok Kodu:
9786256363226
Boyut:
13x19
Sayfa Sayısı:
104
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2022-11
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Kategori:
%30 indirimli
140,00TL
98,00TL
Taksitli fiyat: 9 x 11,98TL
Temin süresi 2-5 gündür.
9786256363226
1363659
Felsefe
Felsefe
98.00

Plüton’un Mağara Alegorisi
İnsanlar bir grup insandan ibarettir. Bunlar bir mağaradadırlar. Bu insanların elleri ayakları ve boyunları zincirlenmiştir. Ve bunlar bir sıra halinde sıra gibi bir yükseklik üzerinde birer tutsak olarak önlerindeki mağara duvarına bakmaktadırlar. Arkalarında ise müthiş alevleri olan bir ateş yanmaktadır. Öyle ki bu ateş onların üzerine yansıma yapmakta ve zincirlerle bağlı kölelerin gölgeleri önlerindeki mağara duvarına düşmektedir. Yani ateşin etkisiyle gölgeleri mağara duvarının üzerine düşmektedir. Ve bunların hayatı bu şekilde olduğu için hayatı da bundan ibaret bilmektedirler.
Bir gün bu kölelerden veya tutsaklardan biri zincirlerini koparmakta ve mağara kapısından dışarı çıkmaktadır. Birde ne görsün aydınlık bir dünya, güneş doğmuş, her yer güllük gülistanlık, dışarda hayat var. Asıl hayatın dışarda olduğunu görür. Mağarada ki hayatın gerçek hayat olmadığını anlar.
Ve bu esir artık özgür bir insan olmuştur. Bu özgür insan mağaraya dönüp bunu arkadaşlarına anlatmak ister. Ancak zincirlerle bağlı olan arkadaşlarını inandıramaz. Üstelik bu esirler güya bir araya gelerek bu aydınlığı ve gerçek dünyayı görmüş arkadaşlarını döve döve öldürürler. Güya arkadaşları kendilerine karşı yalan uyduruyor ve kendilerini küçümsüyor.
Mağara Alegorisinde;
Mağara hayatı gölgeler âlemindeki dünya hayatımızı göstermektedir.
Dışarı çıkan adam ise Kalp Gözünü, Gönül Gözünü göstermektedir.
Dışardaki aydınlık dünya ise kalp gözüyle görülen gerçek hayatı göstermektedir. Yaşadığımız dünya gölgeler âlemidir. Gerçek dünya ise kalp gözüdür.

Plüton’un Mağara Alegorisi
İnsanlar bir grup insandan ibarettir. Bunlar bir mağaradadırlar. Bu insanların elleri ayakları ve boyunları zincirlenmiştir. Ve bunlar bir sıra halinde sıra gibi bir yükseklik üzerinde birer tutsak olarak önlerindeki mağara duvarına bakmaktadırlar. Arkalarında ise müthiş alevleri olan bir ateş yanmaktadır. Öyle ki bu ateş onların üzerine yansıma yapmakta ve zincirlerle bağlı kölelerin gölgeleri önlerindeki mağara duvarına düşmektedir. Yani ateşin etkisiyle gölgeleri mağara duvarının üzerine düşmektedir. Ve bunların hayatı bu şekilde olduğu için hayatı da bundan ibaret bilmektedirler.
Bir gün bu kölelerden veya tutsaklardan biri zincirlerini koparmakta ve mağara kapısından dışarı çıkmaktadır. Birde ne görsün aydınlık bir dünya, güneş doğmuş, her yer güllük gülistanlık, dışarda hayat var. Asıl hayatın dışarda olduğunu görür. Mağarada ki hayatın gerçek hayat olmadığını anlar.
Ve bu esir artık özgür bir insan olmuştur. Bu özgür insan mağaraya dönüp bunu arkadaşlarına anlatmak ister. Ancak zincirlerle bağlı olan arkadaşlarını inandıramaz. Üstelik bu esirler güya bir araya gelerek bu aydınlığı ve gerçek dünyayı görmüş arkadaşlarını döve döve öldürürler. Güya arkadaşları kendilerine karşı yalan uyduruyor ve kendilerini küçümsüyor.
Mağara Alegorisinde;
Mağara hayatı gölgeler âlemindeki dünya hayatımızı göstermektedir.
Dışarı çıkan adam ise Kalp Gözünü, Gönül Gözünü göstermektedir.
Dışardaki aydınlık dünya ise kalp gözüyle görülen gerçek hayatı göstermektedir. Yaşadığımız dünya gölgeler âlemidir. Gerçek dünya ise kalp gözüdür.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat