
Şehir, modern hayatın kaotik sokaklarında kaybolmuş ruhların hikâyesini anlatıyor.
Serdar Zaman, okuyucuyu betondan ormanların içine, yalnızlığın en sessiz köşelerine götürüyor. A, B, C ve D karakterlerinin gözünden aktarılan hikâye, sosyal medya, internet, fotoğraf, video ve teknolojinin bireylerin içsel ve düşünsel dünyalarındaki etkilerini sorguluyor.
Bir şehrin kalabalığında boğulan bireylerin içsel yolculukları, varoluşsal arayışlarıyla keskin ve sarsıcı bir dille aktarılıyor. Şirketlerin bürokrasisiyle örülü gri duvarların arasında sıkışmış hayatlar, trafikte beklerken geçirilen anlamsız saatler, bitmek bilmeyen mesai ve yüzeysel ilişkilerle dolu bir dünya... A, B, C ve D'nin düşünceleri, şehirde yaşayan herkesin derinlerde hissettiği ama adını koyamadığı duygulara ayna tutuyor.
"Şehir", bir yıl boyunca dört mevsimde geçen, zamanın akışıyla birlikte karakterlerin düşünsel dönüşümlerini gözler önüne seren bir roman. Modern insanın kaybolurken kendini bulmaya çalıştığı bu yolculuk, okuyucuya da kendi yaşamının aynasına bakma cesareti veriyor. Bu kitap, sadece bir hikâye değil; bir yüzleşme, bir itiraf ve belki de bir kaçış.
Şehir, modern hayatın kaotik sokaklarında kaybolmuş ruhların hikâyesini anlatıyor.
Serdar Zaman, okuyucuyu betondan ormanların içine, yalnızlığın en sessiz köşelerine götürüyor. A, B, C ve D karakterlerinin gözünden aktarılan hikâye, sosyal medya, internet, fotoğraf, video ve teknolojinin bireylerin içsel ve düşünsel dünyalarındaki etkilerini sorguluyor.
Bir şehrin kalabalığında boğulan bireylerin içsel yolculukları, varoluşsal arayışlarıyla keskin ve sarsıcı bir dille aktarılıyor. Şirketlerin bürokrasisiyle örülü gri duvarların arasında sıkışmış hayatlar, trafikte beklerken geçirilen anlamsız saatler, bitmek bilmeyen mesai ve yüzeysel ilişkilerle dolu bir dünya... A, B, C ve D'nin düşünceleri, şehirde yaşayan herkesin derinlerde hissettiği ama adını koyamadığı duygulara ayna tutuyor.
"Şehir", bir yıl boyunca dört mevsimde geçen, zamanın akışıyla birlikte karakterlerin düşünsel dönüşümlerini gözler önüne seren bir roman. Modern insanın kaybolurken kendini bulmaya çalıştığı bu yolculuk, okuyucuya da kendi yaşamının aynasına bakma cesareti veriyor. Bu kitap, sadece bir hikâye değil; bir yüzleşme, bir itiraf ve belki de bir kaçış.